Skip to content

Gelişim Portalı « Psikoloji temelli Kişisel Gelişim ve Başarı Sitesi » Kişisel gelişim, başarı, mutluluk, zeka oyunları, forum...

Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Buradasınız: ANA SAYFA arrow BAŞARI ÖRNEKLERİ arrow 20. yüzyılın dahi sanatçısı: Pablo Picasso
20. yüzyılın dahi sanatçısı: Pablo Picasso PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
26 12 2009
ImagePicasso 25 Ekim 1881’de İspanya’nın Malaga şehrinde doğdu. Pablo Picasso yirminci yüzyılın en büyük sanatçılarından biri olmuştur. Babası da resim öğretmeniydi. Baba Jose Blasko oğlunun her yönden sanatçı ruhuyla yetişmesini istiyordu. Böylece Picasso henüz 14 yaşındayken Barcelona’daki Güzel Sanatlar Okulu La Lotya’ya kaydoldu. Burada iki yıl eğitimden sonra Madrid’teki San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne kaydoldu. Fakat burada başarılı olamadı. Sıkıntıdan patlayacak gibi oldu, okulu terk etti. Ardından Paris’e gitti. Burada sanat uğruna olmadık zor ve ağır işlerde çalıştı. Bir yandan da sanatsal açıdan kendisini yetiştiriyordu.

Müthiş bir yoksulluk yaşadı Paris’te. Sanatsal kafelerde çay içecek parayı dahi bulamadı. Kaldığı otelden parasızlık yüzünden kapı dışarı edildi. Montmarte semtine taşındı. Kanalizasyon çukurlarının bulunduğu bu semtte; çok ucuza penceresi olmayan ve iki kat yerin altındaki tek odalı yerde kalmaya başladı. Yaşadığı tek odalı izbe oda Picasso’ya ilham kaynağı oldu; en güzel işlerini burada çıkardı. Odasına kapanıp konu düşündü. Ve ardından çizmeye başladı. Yaklaşık 6 ay burada barındı. Ardından Madrid’e dönerek Arte Joven isimli sanat dergisini çıkardı.



1902 yılına gelindiğinde ikinci kez Paris’e gitti. Bu defa da kendisine ilgi bulamayınca yine yoksul bir hayat yaşadı. Bir yandan da yine sanat okullarına devam etti. Pablo Picasso bir gün Alle’u Parkı’nda oturup geleceğine dair planlar yaparken yanındaki bank’a tuhaf kılıklı bir adamın oturduğunu fark etti. Adamın sanatçı olduğu her halinden belliydi. Daha doğrusu bu adam bir şairdi. Hem de ünlü bir şair... Max Jacop... Aynı zamanda Paris Sanat Okulu müdürüydü. Max Jacop Pablo Picasso’nun önünü açtı, onu sanatkârlarla tanıştırdı. Ayrıca gece eğitimine olanak sağladı.

İlham Kaynağı Van Gogh

Picasso, Van Gogh’un yapıtlarından son derece etkilendi. Mesela en ünlü yapıtlarından olan “Apsent İçen Adam” ile “Cüce Dansçı” bu etkilenmenin ürünüdür.

Büyük ressam Picasso eserlerinde tıpkı bir romancı gibi yoksulluğu işledi. Knut Hamsun’un görseli diye adlandırdığı ve “Açlık” temasına oldukça ağırlık veren Picasso, bu yönüyle ortaya muhteşem eserler koymuştur. Eserlerinde özellikle maviyi kullandı. Hatta bir dönem “Mavi” renk yoksullukla özdeşleşmeye başlamıştı.



Pablo Picasso’nun öğrencilik yılları her ne kadar sefalet içerisinde geçtiyse de bu genç ama büyük dahi ressam çektiği sıkıntılardan kendine bir pay almayı bildi. Bu eğitim acılarını tuvale yansıttı.
Eğitimine hiç durmadan devam etti. Onun için okul hayatı ve aldığı eğitim her şeyin üstündeydi. O teorik eğitimin yerine pratik eğitimden yanaydı. Hele ki iş güzel sanatlar olunca bu özellik daha da belirginleşmekteydi. Her eğitimin pratiği önemlidir; ama güzel sanatların pratiği daha bir kaçınılmazdır. Bunun için ileriki yıllarda öğrencilerine tüm hayatı boyunca pratik bilgiler aşıladı. Kendisi de hep pratik yapma eğiliminde olan bir öğrenciydi.

1905’te Paris’e tamamen yerleşti.

Picasso’nun “Mavi Dönem”den “Pembe Dönem”e geçişi 1905’ten sonradır. Bu dönemler onun henüz öğrenci olduğu yıllardır aslında. Çünkü bir yandan resim yaparken diğer yandan atölye okulunda kendisini iyice yetiştiriyordu.

Resimlerindeki soyutluk zamanla kendisini daha ailemsi ve daha somut olgulara bıraktı. Sebebi tanıştığı Fernande Oliver’di. Kız arkadaşı Oliver onun bir dönem ilham perisi olmuştu.
Sonraki yıllarda, manzara resimleriyle kübizmin öncülüğünü yaptı. Buna matematiksel resim diyebiliriz ki, bu tarz Picasso’yla birlikte yön buldu. Geometrik soyutlama yöntemiyle yaptığı resimler böylece sırasıyla mavi, pembe ve yeşile ulaşmış oldu. Picasso, matematiği yeşilde gördü; veya yeşili matematikte... Böylece tedricen renk ayrımından onun psikolojik boyutuna kadar bu durum bize bir şeyler ifade ediyor. Örneğin yeşil aynı zamanda onun için ölümü de çağrıştırıyordu. Hatta bunun felsefesini ileriki yıllarda sanat okullarında öğrencilerine de anlatacaktı. Böylece onun öncülüğünde sanatta renk tılsımı doğmuş oldu.



Pablo Picasso’nun resimlerinde rakamlara yer vermesi onun “Matematiksel Resim” temasına işaret eder. Ancak bunu yaparken amacı; biraz da izleyicinin dikkatini çekmekti. Aynı şekilde harflere de resimlerinde yer veren ünlü ressamın bu özelliği ise sevgi ve aşklarından kaynaklanmıştır. Örneğin dikkatli bakıldığında bazı resimlerinde “EVA” ismi göze çarpar. Onun çok sevdiği okuldan bir kız arkadaşıdır Eva, yani gerçek adıyla Marquez.

Gittiği her yeri okul olarak görüyordu Picasso.

“Resim için her yer okuldur. Doğa, insanlar, toplantılar, yemekler, meyveler, sevgiler… Her şey resim konusudur. Resim bir romandan daha çok betimleme içerir. Ve daha çok şeyi ifade eder. Bir romandır resim belki ama, romandan daha çok şey ifade eder.”

Onun bu ifadeleri kendi hayatında yansımalarını gösteriyordu. Örneğin gittiği bir bale gösterisinde veya sirk gösterisinde bunları birer sanat olarak kabul ettiği için ince ayrıntılarında gizemli vuruşlar yapıyordu tuvaline.

Picasso yıllar sonra çömlekçilik de yaptı. Ve bunu sanatsal açıdan sergiledi. Şimdi adına bir tür seramik dediğimiz çömleklere öyle güzel desen ve resimler yapıyordu ki; görenler hayranlıklarını gizleyemiyorlardı. Bu çalışmalarını her fırsatta öğrencilerine de aktarıyordu.



1951’deki “Şebek ve Yavruları” adlı yapıtına belirgin bir ifade ve yüz kullanmak yerine oyuncak otomobiller kullanmıştı. Son dönemlerinde yarı insan yarı değişik türden yaratık gibi mitolojik resimler yapmaya başlamıştı. Ayrıca bazı resimlerinde Türk figürlerine yer vermişti. Sonuçta Akdenizli olduğunu düşünürsek büyük ressamın mistisizmden etkilenmediğini söyleyemeyiz. Onun mistisizmi gördüğü her şeydi. Duanın resmini bile çizmişti.

Bu modern sanatın devi, çağdaş resim sanatının en ünlü temsilcisi Pablo Picasso 8 Nisan 1973’te 91 yaşındayken Paris’te öldü. Cenazesi dünyanın sayılı ünlü aktör ve sanatçılarının omuzlarında taşındı.

 

Yazar: Ömer Faruk RECA

Kaynak:http://www.gencogrenci.com/page.aspx?type=articledetail&article_id=221

 


Benzer İçerikler:

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorum Gönder
E-Posta (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

SİTE İLKELERİ

GÜNÜN SÖZÜ

- "Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur. Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki BİLGİ, sende iki BİLGİ olur." KONFİÇYUS

Özel Arama